dalibeyaz.sitemynet.com
ÇAYELİ
HALI SAHA MAÇLARI
Fıkra Dinle
ATA Sözleri
Atma Türkü
Rizeye yazılmış şiirler
ÇoK önEmLi
YÖRESEL ŞİVE
CARREFOURSA 2008
Guest Account Book (KONUK DEFTERİ)
ANKET

Rizeye yazılmış şiirler


Rize...

Bir ilimiz var, adı Rize
Durup dururken bir bardak çay sundu bize
Rizede çayı kim yetiştirdi Rizede
Misissipiye karışan çayları öğretirler bize
Kimdi o sessiz sedasız, kumral kumral?
Demlenen mübarek adamlar
Adını öğretmediler bize
İşte o güzel adamdan bre şahin aman
Bir tane daha

Bedri Rahmi Eyüboğlu



Rizeli Ali'nin hikâyesi...

Galata'da dostu varmış,

Mahpushanede postu varmış

Rizeli Ali'nin.

Çok kahrını çekmiş denizin,

Anlattı bana

Bu yıl balık vurmamış dalyana.

Yuh olsun be! diyor

Şu koca, koskocaman denize

Metelik bile vermedi bize

Canına yandığımın dünyasında.

Parasız yaşanmazmış.

Tütünü yokmuş tabakasında

Dost varmış,

Düşman varmış

Şu canına yandığımın dünyasında.


Kaldırdı yırtık ceketinin yakasını.

Emdi yudum yudum son izmarit sigarasını

Kimseye mihnet etmezmiş
Satarmış takasını.
Fethi GİRAY


Kapandı gitti çağı...

Şaravaz, pepeçura, kastaniça kabağı

Sacayak, pelki, hosti, kapandı gitti çağı

Kunci, minci, korkota, koloti unutuldi

Malahtara, likmene hasret kaldı gazyağı


Burma, mabeyin, darni, kot, tereteri, hopeçi,

Gerdel, lahmi, pulama, küpun ağzında peçi

Çali, çupi, kutuni, davli ve kondaridan

Şimdi bahsettuğumde güleyi bizum paçi


Lağus, şokali, lobya, pafuli, perçem, andi

Metuşi, sehter, çiten altındakiler yandi

Zimbilaçi tikeni, kardaşi hamduspara

Benum gibi fukara, sirgan yedi uyandi


İşkemi, seke, konsol, evun temele taşı

Çiçili, kolistavra, langonanun kardaşi

Furnesi, tumurlisi, çumuşi, çilbur yerken

Paluzenun yanıida dururdi etmeğaşi


Hurtuli ve şurtuli, muncur, sumsuk, zibidi

Pifoli, koso, muşi, kurçeli bizum idi

Pasmanika, lohtiko, zuzuli ve çimidi

Fundukla fitrukayi acep hangimuz yedi


Murmurisle mamuris uyuturdi bizleri

Pumburi, şepidinun hala bende izleri

Çilipuli ve puli, karatağuk, çişona

Alemidiye donuk makoçinun gözleri


Geçen zaman içinde değişti bizdeki dil

Şimdi bu sözcükleri, ister oku, ister sil

Rizeli arkadaşum, anam, babam, kardaşum

Alem bilmezse bile ne deduğumi sen bil

Mustafa KAR



Rize...


Yağmur yağar ince ince

Gönlüne dolar derince

Baş, göğe erer serince.

Denizle dağ, işte RİZE


Yağmuru hareket dolu

Suları bereket dolu

Taşı, başı sanat dolu

Gizemi çay, işte RİZE


Kafkas'a açılan kapı

Deniz, gök, arz tek bir yapı

Kaçkar, Ayder, Ovit çapı

Yeni nesle ışık RİZE

Kasım Esen



Ah gidi yeşil Rize...


Ah gidi seni Rize, çaydan aldın adını
Gülüyor memleketin erkeği ve kadını
Çok senelerden evvel yetiştin derdimize
Taze tomurcukların neler bahşetti bize

Gelinlerin boynuna taktın beşi birlikler
Kızların kollarını doldurdun bilezikler
Süsledin yamaçları cennet oldu bu yerler
Saymakla bitiremem daha neler var neler

Seni yaşatmak için dikkatli olmalıyız
Taze filizlerini sepete koymalıyız
Yabancı maddeleri, yahut kart yaprakları
Sakın katma hemşehrim, koca koca sapları

Yerliye, yabancıya sevdirmeli bu malı
Rengi, kokusu güzel, randımanlı olmalı
İdareciler işe çok titiz davranmalı
O biçim adamları kantara almamalı

Bu mübarek nimetin kadrini bilmeliyiz
Dünyadan hırsızlığın kökünü silmeliyiz
Eğer ihmal edersek kıyarız kendimize
Neme lazımcılığın zararı hepimize

O bizdendir, değildir adam kayırmamalı
Partilidir değildir, zümre ayırmamalı
Yol, köprü, hasenata bakanlarımız azdır
Azından anlayana sivri sinekler sazdır


Evvelce varmı idi bu rahatlık, bu para
Hanımda, erkeğinde düşünce kara kara
Çarığın deliğini şokalilan tıkardın
Kirli çamaşırları kül suyunda yıkardın

Baban getiremezdi yarım kalıp sabunu
Kalçasını soyardı giydiği iplik donu
Buğday ekmeğini bulsan verirdin hastalara
Omuz üstü bakardın şekerli pastalara



Yüz paralık iç yağı atabilsen kazana
Şekeri bulabilsen saklardın ramazana
Şimdi evde radyosu, çamaşır makinası
Gardrobu, koltuğu, somyalı karyolası

Milangazı da aldı, çifter çifter halısı
Ne bu israf sefahat! Sanki Newyork valisi
Daha neler var neler, işte sayayım bakın
Her düğünde atılır mermiler bine yakın

Takaruf on beş ateş atılır da atılır
Bunların arasına bombalar da katılır
Bu kadar bomba, mermi nerelerde satılır
Arayan soran yoktur, desem kime çatılır

İstersen anlatayım daha da berbatını
Meyhaneciye sorun rakı sarfiyatını
Kırk sene evvelini çabuk unuttun neden?
İnanmazsan sor da bak sağ değil midir deden?

Bu gidişle acaba gidiyoruz nereye?
Yıkılır herşeyimiz, boğuluruz dereye
Kapıldık sosyeteye, eskileri unuttuk
Bu hal böyle giderse hepimiz hapı yuttuk

Mustafa YAZICI (İba hoca)



Rize türküsü...


Çağrankaya bizde, Cimiller bizde

Kaçkarların karı mavi denizde

Ruhum şad oluyor bu yeşil izde

Bu ne hasret Yarab, bu ne duygudur...


Köğçerin kaymağı, Anzerin balı

Kemerler kayalık, Çayeli yalı

Gönlümü Rizenin aşkı saralı

Sayıkladığım hep aynı türküdür...


Haydi gel gidelim Andon suyuna

Bak işte çalıyor bir tulum-zurna

Hemşinde kol kola durduk horona

Ha bu dört, ha bu üç, bu da ikidir...


Sığsara edelim, bir de sallama

Boynum büküp beni yade yollama

Ben Aşık Caferim yanlış anlama

Bağrımda kabaran milli ülküdür...

Cafer Tayyar Tuzcu


Rizeli...


Müziği deli deli, sözleri hep nükteli

Bakışları öfkeli, öfkesi saman yeli

Boyu uzunca olur, burnu biraz bombeli

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


Kızdırmaya hiç gelmez, tabancasında eli

Nereden bulur deme, hiç boş durmaz ki beli

Aşkına toz kondurmaz, baksan olur zirdeli

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


Kendine has şivesi, gerçekten hoştur dili

Yıllar önce hayatı, geçmiştir çok çileli

Ona bir merhabanın, hayatıdır bedeli

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


Düşenle dost gibidir, açık olur hep eli

Daima güven ona, dost için olur deli

Her türlü ilişkide, herkesten çok güvenli

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


Çalıştığı her yerde, liderliktir emeli

Okumak onun için herşeyden çok önemli

Her önemli meslekte, muhakkak vardır teli

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


Armatördür, kaptandır, denizi dolu deli

Her limanda bırakır, gönlündeki bir teli

Çünkü onun gönlünde, eksik olmaz sevgili

Tarifimizle çıktı, meydana bir Rizeli


İnşaatçısına sor, der ki İkizdereli

Fırıncısına sorsan, der ki ben mi? Çayeli

En kıral pastacıya desen, der ki Hemşinli

Bu tanıttıklarımın, hepsi bizim Rizeli


Rizeliyi tarifte başka neler demeli

Yabancı olmayalım gurbetlere gideli

Her yıl bir kez uğrayıp, bolca hamsi yemeli

Yoksa Arslan, sizlere demeyecek Rizeli


Fatih Sultan Kar tarafından derlenen Yeşile yakılmış dizeler Rize Şiirleri isimli kitap Rize Belediyesi Kültür Yayını olarak yayınlandı.